87’den bu yana hayattayım.
Beni yetiştiren mükemmel bir anne ve babanın evladı, aynı ruhu taşıyan dört abla ve bir abinin kardeşiyim.
14 yılım Rize’de geçti. Sonra 4 yıl Ankara. AAAL, gerçekten iyi zamanlar.
Sonra Samsun… Artık ikinci memleket. Belki gördüğüm en güzel şehir. Belki bu cümlede sıfatı yanlış yerde kullandım. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi. Unutulmaz dostluklar. Tüm hayatımın içindeki en keyifli yıllardan.
Sonra kısa bir süre memlekete dönüş var. Pazar Toplum Sağlığı Merkezi’nde 1 yıl mecburi hizmet. İlk görev yeri… Güzel iş arkadaşları, ancak 1 yıl sonra TUS derdine, istifa.
Sonra bir yarım dönemlik Karadeniz Teknik Üniversitesi, Halk Sağlığı ABD. Allah’ın karşıma hep en iyi insanları çıkarmış olduğunun farkına vardığım yer.
Nihayet İstanbul…
Marmara Üniversitesi, Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji ana bilim dalından uzmanlığımı aldım.
Hemen öncesinde bazı hayâller gerçek oldu…
Sonra Vezirköprü, Samsun yeniden. Beni yanıltmayan şehir. Beni üzmeyen insanlar. Yine, yeniden çok güzel anılarla ayrılış.
Yeniden İstanbul.
Hala aktif görevimi sürdürdüğüm Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniğine başladıktan sonra, Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde aritmi alanında eğitim. Çocukluğumdan bu yana sevdiğim elektrikle, edindiğim mesleğimin buluşması.
Artık evli ve bir erkek çocuk babasıyım.
Tıbbı, kardiyolojiyi, devreleri, bilgisayarı, bir takım kitapları ve şiirleri seviyorum.
Bir ezan ve bir salâ arasına sıkıştırmaya çalıştığım bazı konular var. Bir kısmını buradan paylaşmak istiyorum.
Selam ile.